BilimBlogMühendislik

Müslüman Bilim İnsanı El Cezerî

Müslüman Bilim İnsanı El Cezerî

Bu yazımda sizlere günümüz bilimi olan sibernetiğin ilk adımlarını atan ve ilk robotu yapıp çalıştıran El Cezeri’den bahsedeceğim.

Yazım biraz uzun olabilir ama böyle değerli insanları basit birkaç cümle ile ifade etmenin onların verdiği emeğe saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Şimdi isterseniz hep beraber El Cezeri yi tanıyalım.

İslam’ın Altın Çağında çalışmalar yapan Müslüman bilim insanı Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezerî 1136 yılında Cizre’de doğmuştur. El Cezeri lakabı da buradan gelmektedir. Şeref ve onur babası anlamına gelen Ebul-iz lakabı ile de anılmaktadır. İnsanlar aynı zamanda eşsiz icatlarıyla dünyaya nam salan El-Cezeri’ye, “Zamanın Harikası” anlamında “Bediüzzaman” da demiştir. El-Cezeri, öğrenimini Camia Medresesi’nde tamamlamıştır.

Fizik ve mekanik alanlarında yoğunlaşan El Cezeri pek çok ilke ve buluşa imza atmıştır. Bu başarısı ona tabi ki saray yolunu da açmıştır. Yaklaşık 25 yıl (1881-1206) Artuklu sarayında saray mühendisi olarak görev yapmıştır. Bu görevi sırasında birçok makine üretmiş ve üstün mühendislik becerisini ortaya koymuştur. Su Saatleri, Mum Saatleri, El Yıkama ve Abdest Alma Aparatları, Zamanın Tarım Devriminde Çok Etkili Olan Su Terfi Araçları, Su Pompalarını Çalıştıran Makineler ve benzeri makineler üretmiştir. 60’a yakın araç tasarlamış ve bu tasarımları gerçek hayata taşımıştır.

El Cezeri’nin  Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu da düşünülmektedir. Robotikle ilgili bilinen en eski yazılı kayıt, Cezeri’ye aittir. Cezeri’nin yaptığı otomatik makineler günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Sibernetik alanın kurucusu, usta bilim insanı El-Cezeri yaptığı bu çalışmaların ardından 1206’da doğum yeri olan Cizre’de vefat etmiştir.

Müslüman Bilim İnsanı El Cezerî nin Eserleri

KİTAPLARI

El Cezeri “Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap” (El Câmi-u’l Beyn’el İlmî ve El-Amelî’en Nâfi fî Sınâ’ati’l Hiyel) adlı eserinde ortaya koyduğu 50’den fazla cihazın kullanım esaslarını, yararlanma olanaklarını çizimlerle göstermiştir.

Bu kitapta Cezeri, “Tatbikata çevrilmeyen her teknik ilmin, doğru ile yanlış arasında kalacağını” söyler.
Bu kitabın özgün kopyası günümüze kadar ulaşmamıştır, fakat bilinen 15 kopyasından 10’u Avrupa’nın farklı müzelerinde, 5 tanesi Topkapı ve Süleymaniye kütüphanelerinde yer almaktadır.

El-Cezeri, Diyarbakır’da bulunduğu zamanlarda Kitáb fí ma’rifat al-hiyal al handasiyya (Hayal ve Tekniğin Birleşmesiyle Oluşan Marifetler Kitabı) adlı bir icatlar kitabı yazdı. Kitabının bir nüshasını Abbasi hükümdarı Ebul Ahmed’e, diğer bir nüshasını ise Artukoğlu hükümdarı Mahmud bin Muhammed’e sundu. Bağdat’a gönderilen bu kitab, Moğol istilası sonrası kayboldu. 1990’da da Kültür Bakanlığı tarafından, “Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap” adı ile Türkçe’ ye çevrilmiş ve basılmış olan. “El-Câmi‘Beyne’l-‘İlm ve’l-‘Amel En-Nâfi‘ Fî Es-Sınaâ‘ti’l-Hiyel” adlı eseri, El-Cezerî’nin en önemli çalışmasıdır . Özellikle Mühendislik çizimi açısından takdir edilecek bir basım olduğu söylenebilir. Ayrıca bu eser İngilizce olarak, “The Book of Knowledge of Ingenious Mechanical Devices” başlığı ile Hill (1974) tarafından hazırlanmıştır.

İCATLARI

Cezeri teorik çalışmalardan çok pratik ve el yordamıyla deneysel çalışmalar yapardı. Cezeri’nin kullandığı bir başka yöntem de yapacağı cihazların önceden kâğıttan maketlerini inşa edip geometri kurallarından yararlanmaktı. Cezeri uyguladığı bu yöntemler ile; 6’sı su saati, 4’ü mumlu saat, 1’i kayık su saati, 6’sı ibrik, 7’si eğlence amaçlı kullanılan çeşitli otomatlar, 3’ü abdest almak için kullanılan otomat, 4’ü kan alma teknesi, 6’sı fıskiye, 4’ü kendinden ses çıkaran araç, 5’i suyu yukarı çıkartan araç, 2’si kilit, 1’i açı ölçer olmak üzere 50 yakın araç üretmiş ve kullanıma sunmuştur. Bu sebeple bu toprakların medar-ı iftiharlarından biri olmayı hak etmiştir. Geliştirdiği saatti kullanan Cezeri, sadece otomatik sistemler kurmakla kalmamış, otomatik olarak çalışan sistemler arasında denge kurmayı da başarmıştır.

Cezeri, suyun kinetik ve potansiyel enerjisi ile ağırlıkların etkileşiminden faydalanarak çok çeşitli makineler yapmıştır. Kitabında: “Yapmak istediğim makineleri evvela “Arşimet” kanunlarına göre tasarladım, lakin bu prensiplerle o makineleri çalıştırmak mümkün olmadığı için; kendi geliştirdiğim prensiplerle bu makineleri yaptım.” diyor. Cezeri geliştirdiği prensipleri kullanarak büyük miktarlarda suyu yukarı taşımak için düzenekler tasarlamıştır. Bu düzeneklerden üçü hayvan gücüyle çalışırken ikisi kendi kendine çalışır, yani otomatiktir.

El-Cezeri bu çalışmaları sırasında tarihte en önemli keşiflerden sayılan, günümüzde otomobillerden motorlara pek çok alanda kullanılan krank milini ilk kez kullanmıştır. El-Cezeri’nin su gücüyle çalışan pompa düzeneğinde dişli çarklar, bakır pistonlar, emme ve iletme amaçlı borular ve tek yönlü sürgülü vanalar kullanılıyordu. Bu düzenek suyu emerek yaklaşık on iki metre yukarı taşıyabiliyordu.

İnanılmaz buluşlar

Sarayın geniş salonları, bakırdan eşsiz güzellikte yapılmış radyatörlerin içinden sıcak su geçirilerek soğuk kış günlerinde ısıtılırdı. Her salonun ortasında hiç durmadan fışkıran ve bir devir daimle suyu hiç tükenmeyen bin bir çeşit fıskiye gönül açardı. İbriklerin içinde aynı zamanda soğuk ve sıcak su günlerce dururdu. Sarayın bir salonunda kurulmuş altın yaldızlı bir tavus kuşu, kafasına dokunulunca mevsimine göre ağzından sıcak veya buz gibi soğuk su döker ve hükümdar abdest alırdı.

Abdest Otomatları

Sarayın bahçesinde gezinen robot fillerin üzerinde robot sipahiler borazanla saatin kaç olduğunu söylerdi. Bahçedeki suni ağaçların dallarına yerleştirilmiş çeşit çeşit kuşlar rüzgar estikçe etrafı güzel nağmelere boğarlardı. Saray hazinelerinin üstündeki kilitler yirmi dört şifre ile yapılmıştı. Onları kilitleyen kişiden başka kimse açamazdı.

Kilitli Sandıklar

Dâhi bilginin kitabının 4. sayfasında saatleri, dakikaları, ayları ve günleri, Güneş ve Ay’ın günlük durumlarını gösteren harika bir saat yaptığını öğreniyoruz.

Burada Ay ve Güneş yuvarlakları, Ay’ın ve Güneş’in günlük seyirlerine göre birer doğrultu ve yörünge üzerinde gösterilmiştir. Bu büyük cihazın üzerinde karşılıklı 24 kapı vardır. Bunlar altlı, üstlü iki gruba ayrılmıştır. Renkleri de başka başkadır. Kapıların arkalarında her birisi ayrı seslerle öten kuşlar saklıdır. Saat başı gelince üst kapılardan bir adam çıkıyor, yürüyor, ikinci bir kapı önünde duruyor. Eliyle kapıya dokununca derhal bir kuş kanatlarını çırparak ortaya fırlıyor, saati sesleniyor ve aynı zamanda da ağzındaki madeni küreleri saatine göre cihazın altındaki aynalı tabağa atıyor. Bu tabaktan çok uzaklara kadar giden bir ses çıkıyor. Gündüz saate bakan bir adam, Güneş’in ufukta o saatteki vaziyetini gördüğü gibi, gece de renkli camlar önünde Ay’ın gökteki durumunu görebiliyor. Saatler bu şekilde tekdüze ve sıkıcı bir halde ilan edilmiyor. Saat altıya gelince saatin sahnesine davul, boru, zurna ve zil çalan adamlar çıkıyorlar, çalıyorlar ve söylüyorlar.

Saatler

 

Kitabın 65. sayfasında robot fil ve filcinin nasıl yapıldığını krokilerle gösteriyor. 171. yap­rağında şifreli kilitlerden bahsediliyor. Yirmi dört şifre ile yapılan kilitler çok mühimdir. 176. sayfada içinde robot bir kayıkçı bulunan bir kayıktan bahsediyor. Bahçedeki havuzda bulunan bu kayıkçının ağzında bir boru vardır. Sol elini kayığın küreğine dayamıştır. Çalışması istendiği zaman, kayığın altındaki tapa açılıyor. Su yavaş yavaş bu delikten kayığın teknesine doluyor ve bir dereceye kadar yükselince adam bir taraftan borusunu öttürüyor; diğer taraftan da suyu dışarı atmaya başlıyor. Bu iş her saat başında tekrarlanıyor. Ve böylece kayık etrafındakileri eğlendirdiği gibi saat vazifesi de görüyor.

Su Kayığı

 

Ömer Ebüliz’ in (El Cezeri) bu kitapta tarif ettiği yapıt ve cihazlardan birkaç tanesi 60 yıl evvel, Alman bilginlerinden Widemann tarafından yapılmış ve o devirde büyük bir çığır açmıştı. O yıllarda Erlangen Üniversitesi’nde bulunan M. Ritter adında bir bilgin, Alman sanayiinin kalkın­ması için, kitabın bazı parçalarını Almancaya çevirmiştir.

Aslında Cezeri’nin makinelerinden sadece biri bile, modern mühendisliğin gelişmesine doğrudan doğruya katkıda bulunmuştur. Bu makine su çarkı ile işleyen tulumbadır.

Bu makine; Çift etki ilkesinin uygulanması, Dönme hareketinin ileri geri hareketle çevrilmesi, Emme borusunun bilinen ilk kullanılışı olmasından dolayı çok önemlidir. Dolayısıyla, buhar makinesinin ve emme basma tulumbasının ilk örneği sayılabilir. Söz konusu makinede, akan suyun çevirdiği çark, düşey düzlemde bir dişliyi, bu dişli de yatay düzlemdeki diğer bir dişliyi döndürmektedir. Yatay dişlinin çevresine yakın bir yerde düşey bir pim bulunmaktadır. Bu pime ortası yarık ve diğer ucu yine bir pimle sabitleştirilmiş bir çubuk geçirilmiş ve bu çubuğa da tulumbanın piston kolları bağlanmıştır. Yatay diş dönünce yarık çubuk açısal bir hareket yapmakta, piston kolları da ileri-geri gidip gelerek tulumbaları çalıştırmaktadır. Bununla beraber sadece suyun kaldırma ve basınç gücünü kullanarak, tamamen yeni bir teknik ve sistem kurmuş, çok yönlü otomatik hareketler elde etmiştir.

 

Tulumba Sistemleri

Cezeri’nin yaşadığı çağda elektrik gücü, manyetik güç, foton etkisi veya elektromanyetik güçler bulunmadığı için, o, elindeki imkânları değerlendirmesini bilmiş; su gücü ve basınç tesirinden faydalanma yoluna gitmiştir. Başka imkânlar bulunmadığı, suyun da kıt olduğu bir dönemde, bu derece muhteşem hidro mekanik sistemle çalışan makineler yapabilmiş olması, onun sibernetik ilmi alanındaki yerini ve değerini göstermeye yetmektedir.

Cezerî: “Benden çok evvel gelen alimlerin kitaplarını ve onları takip edenlerin çalışmalarını gözden geçirdim. Nihayet nakillerden kurtuldum, başkalarının yaptıklarından sıyrıldım ve problemlere kendi gözümle bakabildim. Uygulamaya dönüştürülemeyen her teknik ilmin doğru ile yanlış arasında muallakta kaldığını gördüm.” Demiş ve bu doğrultuda hayatını sürdürmüş ve arkasında birçok önemli eser bırakarak bu dünyadan göç etmiştir. Allah ondan razı olsun bize de onun yolundan gidebilmeyi nasip etsin İnşallah…

Yazar: Fatih Feriz
Not: Bu bilgileri isteyen herkes dilediği yerde kullanabilir. Sonuçta hayat paylaştıkça güzel😊.

2 thoughts on “Müslüman Bilim İnsanı El Cezerî

Bir Yorum Yap